Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

S.C.net | August 19, 2017

Scroll to top

Top

No Comments

Herkes dersini alıyordur inşallah…

Herkes dersini alıyordur inşallah…

15 Temmuz 2016 gecesi Türk ordusuna mensup yüzlerce askerin, kaybedileceği aşikar bir terörist kalkışma ile ayaklanarak, yüzlerce insanımızı katletmesi ve tüm ülkeyii hatta dünyayı dehşete boğmasından gerekli dersleri almış mıyızdır acaba?

Bu ülkenin neredeyse son yüz yılı boyunca kıymeti kendinden menkul bir “öz-uzmanlıkla” toplum mühendisliği yapmaya kalkan askeriye-ilmiye mantığına yirmi birinci yüzyılda dahi sessiz bir onayla geçit veren, 28 Şubat’ları, ikna odalarını, “tavşan kulağı” başörtü bağlama rezilliklerini, “muhtar bile olamaz” ünlemelerini, seçilmiş iktidarın Google kanıtları ile kapatılmaya kalkmasını, e-muhtıraları, birifingleri, siyasetle oynayan apoletli elleri görmezden gelen Kemalistler ve “endişeli modernler”, toplumu bastırmanın yarattığı tazyiğin sonuçlarını artık görüyor olmalılar…

Bu tazyikten sıdkı sıyrılan, siyasi meşruiyet arayışına tüm darbelere ve müdahalelere karşı devam etmeye gayret eden, siyasi alanı daraltıldıkça doğal paydaş gördükleri gruplardan medet ummaya yönelen, “aynı kıbleye yöneldiklerini” düşündükleri insanlarla “inanç birliği” tesis edebileceklerini düşünen, tüm bunları yaparken inandıkları dinin temel düsturlarını yavaş yavaş unutmaya başlayan, Balyozlar, Ay Işıkları, Ergenekonlar, cami bombalamaları gibi adli konularda adaletten sapılması ihtimalini sessizce izleyen, sırf alnı secdeye değiyor diye emaneti ona buna dağıtırken “ehline verme emrini” gittikçe daha çok ihmal etmeye başlayan, zenginleşmeyi medenileşmenin önüne geçiren, neticede de Kemalist’ten kaçarken “doluya” tutulan İslamcılar, tarihi derslerini öğreniyorlar olmalılar.

Özgürlüğün sadece kendileri için değil, herkes için lazım olduğunu, demokrasi denen şeyin “senin gibi olmayanın da yaşama ve ifade özgürlüğü” anlamına geldiğini, devletin artık “baki” ve “ilahi” bir koruyucu değil; insana hizmet etmesi gereken bir araç olduğunu, inancın gönülde, esasen Allah ile insan arasında hususi bir deneyim olması gerektiğini, hurafelere bulanmış ve siyasileşmiş tüm inançların neticede kan ve gözyaşından kurulu cehennemlerden başka bir şey getirmeyeceğini anlamakta oldukça geciken halkımız, sanırım bu gerçekleri bizzat “ayn-el yakin” derecesinde gözlemlemeye başladı.

Ben şahsen dersimi aldığımı düşünüyorum…

Eğer bir şeyler öğreniyorsak, bundan böyle, onu bunu öteye “itmeye” değil, yanımıza “çekmeye” ağırlık vermemiz gerekiyor…

Dindarlık, ideolojik aynılık iyilik demek değil; artık kampları ne olursa olsun, “iyi insanlar”ın birbirini görmesi, bulması, birlikte hareket etmesi gerekiyor.. Diğer tüm sınıflandırmalar, “biz” buluşamayalım, “biz olamayalım” diye var…

İzleyip göreceğiz…

Yorum Yollayın Bilelim