Image Image Image Image Image Image Image Image Image Image

S.C.net | April 30, 2017

Scroll to top

Top

7 Comments

Evrimsiz eğitim olur mu?

Evrimsiz eğitim olur mu?

Milli eğitim bakanlığının ortaöğretim için internet sitesinde görüşe sunduğu müfredat taslağını sosyal medyadaki “evrimsiz müfredat” etiketleriyle duydum. Konu alanımla ilgili olduğu için bir çok kişi görüş istiyordu ve evrim kuramına dair konuların müfredattan çıkartıldığından bahsediyordu. Öyle bir şey olamayacağına emin olarak sunulan dosyaları inceledim ve çok ilginç bir şekilde iddianın doğru olduğunu gördüm.

Elbette bu dosyalar henüz bir taslak halinde. Fakat taslak hazırlanırken dahi günümüz biyolojisinin, hatta biliminin temelini oluşturan evrim hakkında hiç bir ibarenin yer almıyor olması, burada bilimden başka etkenlerin rol aldığını gösteriyor.

Evrim ve Evrim Teorileri farklı şeylerdir

Evrim, tabiatta açıkça gördüğümüz bir gerçektir; aynen yerçekimi, yahut elektromanyetik kuvvet gibi. Ve yine aynen bu etkiler gibi, mekanizması tam bilinmemektedir. Bu nedenle bu tip “olguları” yani etkilerini her yerde gördüğümüz oluşları “açıklamak” için çeşitli “kuramlara” yahut “teorilere” ihtiyaç duyarız. Einstein yahut Newton’un kütle-çekim kuramı, Maxwell’in elektromanyetik alan kuramı, Lorenz’in kaos kuramı, yahut kuantum kuramı gibi kuramlar, aynen Darwin’in evrim kuramı gibi, olguları açıklamak için başvurulan kavramsal açıklamalardır. Bilimsel teorilerin hiç birisi tam anlamıyla ispat edilmiş değildir; atomun yapısı bile aslında teoriler aracılığıyla bildiğimiz bir şeydir. O nedenle bilimde artık eskiden olduğu gibi “kanun” kelimesini çok fazla kullanmıyoruz.

Darwin’in evrim kuramını beğenmiyor olabilirsiniz; ama bu evrim gerçeğini reddedebileceğiniz anlamına gelmez. Evrim olmadan günümüzde ne biyolojiyi anlatabilir, ne canlıların sınıflandırılmasını açıklayabilir ne de aşı ve ilaç geliştirme dahil tıbbın temelini oluşturan bir çok uygulamayı izah edebilirsiniz. Bunlar ancak canlıların akrabalığı ve evrimsel ilişkileri bağlamında anlam kazanabilecek konulardır. Mesela söz konusu müfredat taslağında “canlıların sınıflandırması” diye bir konu var; ve mesela kuşlar bir kaç yıldır “sürüngenler” sınıfında; insanlar da ta baştan beri “primatlar” grubunda sınıflandırılır. Evrim anlayışı olmadan bunların açıklanabilmesi, anlatılabilmesi dahi mümkün değildir.

Sunulan taslak dosyalarda Darwin ve evrim kelimeleri bir kez bile geçmezken, hemen hepsi evrim görüşünün üzerinde katkısı olan Linneaus ve Crick gibi bir çok araştırıcının ismini görmek de ayrıca ilginçtir. Bu taslağın aceleyle hazırlandığını ve bu isimlerin yanında hemen hepsinin ilham aldığı Darwin’in “unutulmuş” olabileceğine inanmak için kendimi zorluyorum. Eğer unutulmamış ve kastılı olarak dışarıda bırakılmışsa, burada çok ciddi bir “cürüm” var demektir.

Darwin’in evrim kuramı tek değildir. Stephen J. Gould’dan Rupert Sheldrake’e kadar bir çok biyolog kendi açılarından evrim olgusuna farklı açıklamalar getirmeye çalışıyorlar. Benim bile konuyla ilgili henüz tam olgunlaştıramadığım fikirlerim var ve bu fikirler Darwin’in ve diğerlerinin açıklama teşebbüsleri olan teorilerden bazı açılardan farklılık gösteriyor. Bunların tamamı ve daha fazlası, evrim denen “gerçeği” açıklama çabaları. Tabii eğer böyle bir gerçeği görecek kadar meraklı değilseniz, doğada gözlem ve araştırma yapmıyorsanız, böyle bir teoriye falan da ihtiyacınız yoktur.

Bu gün tüm dünyada Darwin’in ortaya attığı ve zaman içerisinde başta moleküler ve genetik bilgilerin artmasıyla defalarca yenilenen Darwin’ci evrim açıklaması, sınanabilir, gözlemlenebilir, öngörüde bulunabilir en güçlü kuram olarak ortada durmaktadır. Beğenmeyebilirsiniz, ama eğer durum buysa yerine koyacak daha iyi bir fikriniz olması gerekir.

Darwin ve evrim kuramını inanca bağlı nedenlerle beğenmeyen hemen herkes “alternatiflerin de okutulmasını” önerirler. Fakat ne kadar sorarsanız sorun, bu kurama alternatif olarak herhangi bir fikrin ortaya konulabildiğini göremezsiniz; zira yoktur. Mesela, canlıların ayır ayrı yaratıldığı veya “pat” diye dünyada arz-ı endam ettiğine dair hiç bir gözlemsel kanıtımız yoktur (o nedenle de yaratılış kuramı diye bir şey yoktur; inanıyorsanız zaten evrim dahil her şey yaratılmıştır). Fakat tam olarak her safhasını açıklayamasak da canlıların belli bir yapısal ve zamansal sırayla dünyaya geldiklerini göstermek için milyonlarca kanıtımız mevcuttur (o nedenle evrim açık bir gerçektir). Birilerinin “yok” demesiyle yok olmaz. Bilim insanlarının işi bu süreci açıklamaya çalışmak, bilim öğrencisinin işi de bu konuları detaylarıyla öğrenmektir.

Eğer bu vahim hata “inanç” adına yapılıyorsa, daha önce hem benim Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler adlı kitabımda, hem de piyasada bulabileceğiniz bir çok kitapta bu konuda detaylı değerlendirmeler okuyabilirsiniz. İslam inancı bilimin herhangi bir dalıyla, özellikle de evrimle çelişmez; tam tersine, canlılığın nasıl yaratıldığını anlama işi tüm Müslümanlara “emir” olarak verilir (Ankebut-20). Evrimle sorunu olan inanç, sırf Müslümanların yüzlerce yıllık canlılık görüşüne beniyor diye Darwin’in görüşlerine karşı çıkan Katolik ve Evangelist Hrsitiyanlık damarıdır. Yani mevzunun bu anlamda İslam ile bir ilgisi yoktur.

Bilim ve kültürle sırf keyif ve ideoloji için oynamak felaketlere neden olabilecek kadar tehlikelidir. Bu nedenle, nasıl ki tedavi için hekimlere danışıyoruz, evrim ve biyoloji konularını da lütfen alanda biyoloji çalışan, bu konuda mesai harcayan insanlara danışalım. Zira alanda ve laboratuvarda biyoloji ile çalışıp da “evrim yoktur” diyen kimseye ben henüz rastlamadım. Evrim karşıtlarının tamamı, olayı masa başında çözmeye çalışan ve bilimsel araştırma içinde aktif olarak bulunmayan kişilerdir.

Neticede ortada ciddi bir hata var ve bu elim hatadan bir an önce dönülmesi gerekiyor. 

Yorumlar

  1. Selma Külçe

    Evrim konusunu bir grup ilahiyatçı eşliğinde en başından ve detaylı olarak, dini referanslarla yani dindar insanlar için açıklayan bir program yapsanız keşke, şahsen ihtiyaç duyuyorum buna. Eğer yapıldı ise link rica edebilir miyim?
    Çalışmalarınızda hayırlı başarılar ve rızay-ı bari ye muvafakiyet diliyorum.
    Selma Külçe

  2. Muhammet

    Üstlerde evrim kanun deyildir dediniz ama aşşalarda evrim vardır dediniz. Bu iki cümle yanlış anlatıldığındanmıdır ne çok zıt şeylermiş gibi anlaşılıyor. Nasılki nevton eskidi yerine albert geldi evrimde bir gün eskiycek. Batı dünyasında evrimin var olduğu ve insanın maymundan geldiğiyle alakalı tartışmalar bizdekitartışmaların yanında devede kulak kalır. Fatih istanbulu fethederken papazlar ayasofyada melekler dişimi erkekmi, kanatları varmı yokmu , konularını tartışıyordu. Evtim anlayılırken madem inanaç ve oy potansiyrli göz önenüne alınarak yapılıyor insan maymundan grkmemiştir ama diğer canlıların bir hücreden geldiği varsayılıyor diye anlatılmalı.

  3. Tolga

    Ah hocam,

    Yapay zeka, makine öğrenmesi algoritmalarının temelleri de evrime dayanıyor. Hatta bunların doğrudan “genetik algoritmalar” ismiyle özelleşmiş şekli bile var.

    Teknolojide gelişmek istiyoruz ancak yeni neslin temellerini yıkıyoruz. Çok üzücü.

  4. Ünsal Matkap

    Merhaba Sinan Bey,
    Siz çok medyatik değilsiniz ama Ekonomi için Mahfi hocamız “ne” ise felsefe, biyoloji, tıp ve birçok diğer bilim için siz “o”sunuz, en azından benim için.Siyasal görüşünüzü de bilmiyorum, merak edip incelemedim de…çünkü siz bana dünyayı öğreten bir bilim insanısınız ve çok kıymetlisiniz. Bu topraklarda, benim en iyi anladığım dilde bu yazıları yazabilen biri olduğu için çok mutluyum. Yüzlerce kere teşekkürler.
    Sizin politize olmanızı isemem amam yukarıdaki yazıda “…öyle birşey olmayacağına inanarak…” , “…bu vahim hata ‘inanç’ adına yapılıyorsa…” eksenindeki iyimser, kötülemekten imtina eden uslubunuz beni biraz korkuttu mu desem, üzdü mü desem bilemedim…bu kadar şeyi anlayan kişi benim saf düşünce ve duygularımla ne ifade etmek istediğimi de anlamıştır diye düşünüyorum.

    En içten saygı ve sevgilerimle.
    Ünsal MATKAP

  5. İLHAN AĞUN

    bir zamanlar bu ülkenin insanlarını evrim teorisi ile “yaratılış teorisi” arasında tercihe zorlayan ve hala devam eden çok yoğun bir propaganda ile karşı karşıya bıraktılar. inançlı insanlar bu şekilde başta evrim gerçeği olmak üzere bilimselliğin dışına itildi ve gerçeklerden kopartıldı. artık o insanların hayatına hurafeleri çok daha kolay enjekte edebilirdiniz ve öyle de oldu ne yazık ki.

  6. Ünsal Matkap

    sayın site yöneticisi ben cep telefonumu sadece hocaya doğru göndermiştim.
    yorumum olduğu gibi kalabilir ama cep telefonumu alt kısımdan siliniz lütfen.

Yorum Yollayın Bilelim